Mücmelü'l-Luga
İbn FârisZikr: "Zekertü'ş-şey'e bi-lisânî ve kalbî zikran" (bir şeyi dilimle ve kalbimle andım) dersin; "Ec'alhu minke alâ zukrin", yani: onu unutma.
Zeker: dişinin (ünsânın) zıddıdır.
Zikr: yücelik ve şereftir.
Müzkir: erkek çocuk doğurmuş kadındır.
Mizkâr: âdeti erkek çocuklar doğurmak olan kadındır.
Adî şöyle demiştir:
Andolsun, demircinin örsü gibi sağlam, erkek yavru doğurmaya alışkın, iri yapılı bir dişi deveyi koşturdum.
Mizkâr: otların erkeklerini (sert olanlarını) bitiren topraktır.
Dişi develerden müzekkere: yaratılışı ve huyu erkek devenin yaratılışı ve huyu gibi olan devedir.
(Denir ki) "racülün zekerun ve zekîrun", yani zikri (adı) iyi, yiğit, atılgan adam.
Ferrâ şöyle dedi: "Kem ez-zikratu min veledike?" (Çocuklarından erkek olanlar kaç tane?) denir, yani erkekler. "Seyfun müzekker": suyu (çeliği) iyi kılıç. "Seyfun zû zikrin", yani keskin kılıç. Baklagil (ot) zükûru: onların kalın olanlarıdır; huzâmâ ve papatya gibi.
(Otların) ahrârı ise ince ve değerli olanlarıdır.
Şeybânî şöyle derdi: Zükûr, acılığa doğru olanlardır, [belirsiz: mâ hiye].
Orijinal metni gösterOrijinal metni gizle
ذكر: (وتقول) : ذكرت الشيء بلساني وقلبي ذكرا، وأجعله منك على ذكر، أي: لا تنسه.
والذكر: خلاف الأنثى.
والذكر: العلاء والشرف.
والمذكر: التي (قد) ولدت ذكرا.
والمذكار: التي تلد الذكران عادة.
قال عدي:
كعلاة القين مذكارا
والذذكار: الأرض التي تنبت ذكور العشب.
والمذكرة من النوق: التي خلقها وخلقتها كخلقة البعير وخلقه.
و (يقال) : رجل ذكر وذكر، أي: جيد الذكر شهم.
قال الفراء: يقال: كم الذكرة من ولدك؟ أي: الذكور، وسيف مذكر: ذو ماء، وسيف ذو ذكر، أي: صارم، وذكور البقل: ما غلظ منه، نحو الخزامي والأقحوان.
وأحرار (البقول) ما رق وكرم.
وكان الشيباني يقول: الذكور إلى المرارة ماهي.
* * *