Mücmelü'l-Luga
İbn FârisDa'v: (Denir ki) "De'avtü ed'û duâen" (çağırdım, çağırırım, çağırma). Da've: tek bir defalık çağrıdır. Yemeğe davet fetha ile da've'dir; soyda (nesepte) iddia ise kesra ile di've'dir.
Ebû Ubeyde şöyle dedi: (Soy hakkında kesra ile di've denir) yemeğe ise da've denir. Bu, Arapların sözünün çoğudur; yalnız Adiyy er-Ribâb müstesna: onlar soyda dâl'ı fethalı, yemekte ise kesralı okurlar.
Halîl şöyle dedi: İddiâ, kendin için ya da başkası için bir hak iddia etmendir; "İddeâ hakkan ev bâtılen" (doğru ya da batıl bir şey iddia etti) dersin.
İmruülkays şöyle demiştir:
Kavim benim kaçtığımı iddia edemez.
Savaşta iddiâ, i'tizâdır (soya nispet ederek bağırmaktır); o da "Ben falan oğlu falanım" demesidir.
Sütün dâiyesi: memede, arkasından geleni çağırsın diye bırakılan (süt)tür.
Hadiste: "Sütün çağırıcısını bırak."
"Deâ'llâhu fülânen bi-mâ yekrehu" denir, Allah ona hoşlanmadığı şeyi indirdiğinde.
Şair şöyle demiştir:
Allah, ey adam, seni bir engerek yılanına çağırsın (başına bir engerek salsın).
"Tedâeti'l-hîtân" (duvarlar birbiri ardınca çöktü) ve "dâ'aynâhâ aleyhim" denir.
Yani onları yıktık.
Yolculuğun devâîsi: onun (başa gelen) değişiklikleri, olaylarıdır.
"Li-benî fülânin ed'iyetun yetedâ'avne bihâ" (falan oğullarının birbirlerine sordukları bilmeceleri vardır), bu, ugluta (bilmece, şaşırtmaca) gibidir.
(Şair) şöyle demiştir:
Sana bir bilmece soruyorum: Gece yürüyüşünde yanına alınan, güzel olan, fakat izleri güzel olmayan şeyler nedir?
"Mâ bi'd-dâri du'viyyun", yani evde hiç kimse yok.
Orijinal metni gösterOrijinal metni gizle
دعو: (يقال) دعوت أدعو دعاء: والدعوة: المرة الواحدة، والدعوة إلى الطعام بالفتح: والدعوة في النسب بالكسر.
قال أبو عبيدة: (يقال في النسب دعوة بالكسر) وإلى الطعام دعوة) ، وهذا
أكثر كلام العرب إلا كدي الرباب فإنهم ينصبون الدال في النسب ويكسرونها في الطعام.
وقال الخليل: الإدعاء: أن تدعي حقا لك أو لغيرك، تقول: ادعى حقا أو باطلا.
قال امرؤ القيس:
والإدعاء في الحرب: الاعتزاء، وهو أن يقول: أنا فلان بن فلان.
وداعية اللبن: ما يترك في الضرع ليدعو ما بعده.
وفي الحديث: دع داعي اللبن.
ويقال: دعا الله فلانا بما يكره، إذا أنزل به ذلك.
قال:
دعاك الله من رجل بأفعى
وتداعت الحيطان ودأعيناها عليهم.
هدمناها.
ودواعي السفر: صروفه.
ولبني فلان أدعية يتداعون بها، (وهي) مثل الأغلوطة.
قال (الشاعر) :
أداعيك، مستصحبات مع السرى
حسان وما آثارها بجسان
وما بالدار دعوي، أي: ما بها أحد.